Norm Haber

DEM Parti heyeti Öcalan’ın mesajını okudu: PKK kendini feshetsin

DEM Parti'nin İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın mesajını kamuoyuna duyuruyor. Türk'ün ardından Pervin Buldan Öcalan'ın çağrı metnini Türkçe olarak okundu. Öcalan terör örgütüne kendini feshetme çağrısı yaptı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’la ilgili yaptığı açıklamanın ardından başlayan süreçte sona geldi. DEM Parti İmralı heyetinin bugün sabah saatlerinde yaptığı üçüncü ziyaretin ardından elebaşı Öcalan’ın yaptığı çağrı metni okundu.  Türk’ün ardından Pervin Buldan Öcalan’ın çağrı metnini Türkçe olarak okudu. Öcalan terör örgütüne kendini feshetme çağrısı yaptı.

Heyet Taksim’deki otelde çağrı metnini kamuoyuna açıkladı.

ÖNDER’DEN ERDOĞAN, BAHÇELİ VE ÖZGÜR ÖZEL’E TEŞEKKÜR

Sırrı Süreyya Önder giriş konuşmasında, “Bu ülkenin bütün evlatları, askeri, polisi ayırt ekmeksizin bu anlamsız süreçte hayatını kaybeden bütün gençlerimizi ayırt etmeksizin saygıyla rahmetle anıyoruz. O annelere evlat olacağız, o kardeşlere kardeş olacağız. Bu bizim toplumsal haysiyet borcumuzdur. Bir daha böyle günler görmemeyiz diliyoruz. Filiz, kütükten kuvvetlidir. Barış umudunu yeşertmeye gittik. Bunun can suyunu, nefesini bütün bir ülke, kardeşlik ruhu içinde verme umuduyla gittik. Şimdi huzurlarınızdayız. Emeği geçen sayın Cumhurbaşkanı’na, sayın Bahçeli’ye, sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ahmet Türk metni Kürtçe olarak okudu

DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan ise Öcalan’ın mesajını Türkçe olarak okudu.

İŞTE İMRALI’NIN ÇAĞRI METNİ

“PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünyagenelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.

Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gereklikılmıştır.

Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.

Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.

Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.

Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.

Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır. Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.”

TOKALAŞMAYLA BAŞLAYAN SÜREÇTE NE OLDU?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’nin yeni yasama yılında DEM Partililer tokalaşması siyasi kulisleri hareketlendirdi. Bahçeli tokalaşmaya dair,”DEM sıralarına giderek elimi uzattım. Uzattığım el milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır. Uzattığım el ilk Meclis’in ve cumhurbaşkanımızın meşale gibi yanan aydınlığıdır” dedi.

Tokalaşmanın ardından DEM Partili Ayşegül Doğan, diyalog ve müzakereye her zaman açık bir parti olduklarını ancak tokalaşmanın yeni bir başlangıç anlamı taşıması halinde değerli olacağını söyledi.

BAHÇELİ: TERÖRİSTBAŞI TBMM’DE ÖRGÜTÜN LAĞVEDİLDİĞİNİ HAYKIRSIN

Tokalaşma siyaset gündemindeki yerini korurken Bahçeli partisinin 22 Ekim’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’la ilgili “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün tamamen bittiği, örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığını gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın. Ne Kandil ne Edirne, adres İmralı’dan DEM‘e uzansın, bu ağır ve tarihi terör sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarılsın. Hodri meydan, buna varız. Vatan, millet, devlet, bayrak, ortak gelecek ve tam bağımsızlık için bunu dahi sineye çekmeye sonuna kadar hazırız” çağrısını yaptı.

26 Kasım 2024’te DEM Parti, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la İmralı’da görüşme yapabilmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu.

Bahçeli daha sonraki grup toplantılarında da Öcalan çağrısını yineledi.

DEM Parti heyetinin PKK elebaşı Öcalan ile ilk görüşmesi 28 Aralık Cumartesi, ikinci görüşmesi ise 22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşti.

İMRALI’YA ÜÇ ZİYARET

DEM Partili Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’dan oluşan İmralı heyeti PKK elebaşı Öcalan’la iki kez görüşme gerçekleştirdi.

İlk görüşmenin ardından Meclis’teki partilere yapılan ziyaretlerde parti yetkilileri bilgilendirildi. Partilerin bilgilendirildiği heyette yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk de yer aldı.

SON GÖRÜŞMEDE HEYET 7 KİŞİLİK

Teröristbaşı Öcalan’la yapılan üçüncü görüşmede ise Buldan ve Önder’in yanı sıra heyette bu kez DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Ahmet Türk, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol da yer aldı.