İlhami Yıldız
İlhami Yıldız
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

Dağ yöresi ne olacak?

Seneler sonra gündeme gelen konu yine kamuoyunun dikkatini çekti. Keles‘in Kozağacı bölgesindeki kömürlerin çıkartılması konusu….

Seneler önce burası için ‘Yerin üstü yerin altından daha değerli’ demiştik.

Hala aynı düşüncedeyiz.

Konu ile ilgili olarak yöre tekrar harekete geçti…

Bakalım sonuç ne olacak?

Bekleyip, nasipse göreceğiz…

Ama gerek yerel gerekse genel seçimlerde propaganda zamanı dört dağ ilçesi siyasilerin ağzında yağmur gibi yağdırdıkları vaatlerin başında yer alır.

Biz iktidara geldiğimizde diye başlar sözcükler, ardından pek bir şey gelmez.

Gelse de bir depo yapılır.

Sanki çok bir şey yapılmış diye anons yapılır.

Bu senelerdir böyle…

Bugün dört dağ ilçesi diye nitelendirdiğimiz bölgelerin ilçeler bazındaki kalkınmışlıklarına bakarsak hepsinin ülke sıralamasına göre çok çok gerilerde olduğunu görürüz.

Doğudaki birçok ilçe Orhaneli’den. Keles’ten, Büyükorhan’dan, Harmancık’tan gelişmişlik noktasında çok daha ileride…

Bölgenin nüfusu her geçen gün eksi yazıyor.

İlçeler boşaldı.

Köylerde gençler kalmadı.

Yaşam savaşı her geçen gün zorlaşıyor.

İşte bu durumlar oradan göç eden bireylerin evlatları olarak bizleri de üzüyor.

Bölgenin tabii dokusu bozulmadan ne yapılabilir?

İşte burada bölge halkına, akademik odalara, siyasetçilere büyük görevler düşüyor.

Çok şeyler yapılabilir…

Mesela;

Öncelikle geçmişte Bursa’nın tahılcılık ve hayvancılıkta büyük deposu olan bölgede tekrar tarım ve hayvancılık teşvik edilebilir.

Küçükbaş, büyükbaş, tavuk çiftlikleri teşvik edilebilir.

Organik tarım sahaları oluşturulabilir.

Yine bölgede süt ve süt ürünleri, et entegre tesislerinin doğaya zarar vermeden yeterli teşviklerle kurulmasına devlet tarafından desteklenmesi sağlanabilir.

Turizm bölgesi ilan edilerek en azından destinasyonlar aracılığı ile bölgeye günübirlik turlar düzenlenebilir.

Rafting için müsait alanlar var.

Orhaneli dışında değerlendirilemedi.

Çadır turizmi yapılabilir.

Yine bölgeye askeri birlik getirilerek maddi anlamda kalkınmasına yardımcı olunabilir.

Tabiî ki bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Geçmişte siyasilerin oy deposu olarak gördüğü bölge bu hızla giderse birkaç seçime kadar bırakın oy verecek insanı köylere bekçi bile bulmak zor olacak.

Artık bu noktada merkezi iktidar da yerel iktidar da bir çözüm üretmek durumunda.

O siyasi iradeyi göstermek zorunda.

Ne zaman mı?

Artık zamanı falan kalmadı bu işin.

Bu yazının mürekkebi kurumadan tabiî ki en kısa zamanda.

Yoksa yarın geç olacak…

Bölgede ne insan kalacak…

Ne de tarım ve hayvancılık.

Dağ yöresi hayalet şehir olmadan bu çözümler üretilmeli…

***

Yerel mecliste doktor neden yok?

Geçmişte gerçekleşen mahalli seçimler sonucunda Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi oldukça enteresan bir tabloya sahip olurdu.

Misal o zamanlar yerel mecliste üç tane tıp doktoru vardı.

Doktor Kartal Saldırış AK Parti’den, Bülent Aslanhan ve Ceyhun İrgil de CHP’den belediye meclisi üyesi seçilerek görev yapmaya başlamışlardı.

Ardından Kartal Saldırış siyaseti bıraktı memuriyete döndü, şimdilerde Orhangazi’de hastalara şifa dağıtıyor.

Ceyhun İrgil TBMM’de bir dönem vekillik yaptı şimdi Bursa ve Fethiye arasında mekik dokuyor.

Bülent Aslanhan ise sessiz.

İster istemez bu yazıyı kaleme alırken acaba doktorlar neden yerel siyasetten soğudu diye sormadan edemedim…

Umarım yeni dönemde doktorlar TBMM dışında yerel meclislerde de görev alır…

 

HABERLER