Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy, bilinmezlikle başlayan korona virüs sürecinde salgının getirdiği izolasyonla hayattan kopmaların yaşandığına dikkat çekti.
‘PANDEMİDE SÜREÇ DEĞİŞTİ’
Atasoy, hastalığı yaşayanlar için yaralayıcı etkileri olduğuna dikkat çekerek “Pandemi süreci tabi başlangıcındaki koşullarla şu an değişti. Başlangıcında çok korku oluşturdu. Ciddi bir bilinmezlik oldu. Pandeminin başlarında çok fazla ölüm yaşandı. Salgının getirdiği korkular ve o dönemde ciddi hastalananlar, ölümler oldu. Herkesin ailesinde benim de olmak üzere korona virüsten kaybettiğimiz yakınlarımız oldu. İzolasyon oldu. Bildiğimiz hayattan bir miktar koptuk.”
‘ALIŞKANLIKLARIMIZ DEĞİŞTİ’
Eve kapanmalar oldu. Bunun oluşturduğu alışkanlıkların değişmesi, çocuklar okula gidemedi. İşini kaybedenler oldu. Kapanan işyerleri oldu. Bu hayatın pek çok alanında sağlığımızı tehdit etti. Sosyal hayatımızı, ekonomimizi tehdit etti. Tüm dünyada ve ülkemizde de sahip olduğumuz ekonomik güç giderek azaldı. Hastalığı yaşayanlar yada hastalık nedeniyle ağır belirtiler geçirenler ölümle karşılaşan insanlarda tabi ki bu sürecin çok daha yaralayıcı etkileri oldu” diye konuştu.
‘ARAŞTIRMALAR DİKKATE ALINMALI’
Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarıyla yaptıkları araştırmaya dikkat çeken Nuray Atasoy, “Araştırmalar şöyle gösteriyor. Bizim kendi klinik pratiğimizde yani bizde yavaş yavaş pandemi öncesi sonrası bir çalışma sağlıkçılarda yaptık. Pandemi sürecinde sağlıkçıların ne durumda olduğuyla ilgili kendi hastanemizle ilgili. Yüzde 50’ye varan sağlık çalışanında kaygı bozuklukları, depresyon geliştiğini gördük.”
‘İNSANLAR EVİNE GİTMEYE KORKTU’
“Belki çalışmanın getirdiği tempodaki artış özellikle pandeminin başlarında uzun süreli görevlendirmeler oldu. İnsanlar evine gitmeye korktu. Bunlar zaten pandemiyle ilgili sayılara bakıldığında da sağlıkçılardaki korona virüs hastalığı geçirme ihtimali ve korona virüsle ilgili ölüm sayıları genel toplumdan çok daha fazla oldu.”
‘ÇOK FAZLA KAYIP VERDİK’
“Çok fazla kayıp verdik. En azından sağlıkçılarda bunun getirdiği psikolojik bir depresyonlu olma, anksiyete halleri, takıntılı hastalıklarda artış gördük. Mikrop korkusu, temizlik kaygısı olan insanlarda bu korkular pandemiyle beraber daha güçlü hale geldi. Bunun yansımalarını hastalarımızda da gördük.
‘OBEJEKTİF ÖLÇÜM YAPMAK GEREKİYOR’
“Pandemi öncesinde gördüğümüz hasta sayılarıyla şu anda rahatsızlanıp bize ulaşan hasta sayıları arasında yüzde 50’ye yakın artış gerçekten var. Tabi ki bunu ulusal yada toplumsal çapta önemli araştırma projeleriyle daha objektif bir biçimde ölçmek gerekiyor. Bu bizim gördüğümüz bizim izlenimlerimiz kendi pratiğimizden yola çıkarak söyleyebileceğimiz şeyler” diye ifade etti.
‘DEPRESYON İKİ KATINA ÇIKTI’
Korona virüs sürecinde araştırmalar yapılan ülkelerde pandemi öncesine göre psikiyatrik hastalarda iki katına çıkan artışlar gözlemlendiğinin altını çizen Atasoy, şöyle devam etti:
“Dünyada hemen buna kaynak ayıran araştırmasını yapan ülkeler oldu. O araştırmalarda da pandemi öncesine göre psikiyatrik hastalıklarda özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarının iki katına çıktığı en az yüzde 50 artış olduğu söyleniyor.”
YORUMLAR